Erzincan,kemaliye,mansavut,Gençbalkırı,Balkırı
Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik
KÖYÜN MEZARLIK DUVARI NASIL OLMUŞ
Anket Anket


Basın Bülteni Basın Bülteni


Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@balkiri.com

Çeşitli Bilgiler Çeşitli Bilgiler

İLLER ARASI MESAFE İLLER ARASI MESAFE

E-Devlet E-Devlet



PEYGAMBERLER TARİHİ PEYGAMBERLER TARİHİ

Reklamlar Reklamlar

Memurlar Memurlar

İLİMİZİ TANIYALIM

12 Ocak 2010, Salı

Erzincan’ın Tarihi

Erzincan’ın İlkçağ tarihi hakkında esaslı bilgiye henüz sahip değiliz. Ne varki tarihçiler ikinci bin yıl da, bu yörede, hurrilerin yaşadığını, ikinci bin yılın ilk yarısı başlarında da Hayaslılarla Azziler’in hüküm sürdüğünü kaydetmektedir.

     Anadolu’da  M.Ö. 1050- 1180 tarihleri arasında Hattuşaş’ı merkez yaparak büyük bir imparatorluk kuran Hitit’ler yakın doğuyu egemenlikleri altına    almışlardır. Şüphesiz ki Erzincan’da Hititler’in yönetimi altında idi. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda Hititlere ait çeşitli eserler ortaya çıkarılmıştır. Erzincan ve yöresinde Hititler’e ait bir yerleşim merkezine rastlanmamışsa da, bu yörenin Hitit egemenliği altında kaldığından da hiç şüphe yoktur.
     Doğu Anadolu’da kurulan ilkçağ devletlerinden biri de Urartular’dır. M.Ö.900 yıllarında kurulan bu devlet Van’ı (Tuspa) başkent yapmış, sınırlarını Hazar Denizinden Malatya‘ya, kuzeyde Erzurum-Erzincan’dan güneyde Halep-Musul’a kadar genişletmiştir.
     Erzincan yakınlarında Altıntepe’de Prof Dr. Tahsin ÖZGÜÇ tarafından yapılan kazıda (1953) Urartular’a ait bir çok eser çıkarılmış, bu yörenin Urartu egemenliği altında kaldığı kanıtlanmıştır.
Çeşitli saldırılara maruz   kalan Urartu şehirleri, teker teker tahrip edilirken Medler’in Anadolu’yu istilası sırasında M.Ö. 600 yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. Erzincan ve yöresi, Urartular’ı yenerek Anadolu’yu istilaya başlayan Med’lerin  (M.Ö. 612) eline geçti. Med Krallığı’nın Kyaksar döneminde Lidyalılar’la yapılan savaşlar, muhtemelen Erzincan ve civarında cereyan etmiştir. Bu yöreler M.Ö.550 tarihlerinde Persler’in eline geçmiştir.

     Hititler’in Anadolu’yu istila ettikleri sırada, İran yaylasını da Persler ele geçirdiler. Persler’in yükselişi daha çok Ciroz (550-530), Kampis (530-520) dönemlerine raslar. Bu dönemde Erzincan ve çevresinde Persler’in eline geçer. Persler’den sonra Anadolu Makendonyalılar’ın eline geçmiştir.
Roma ordusu M.Ö.70 tarihinde Doğu Anadolu’yu ele geçirmeye başlıyarak Elazığ yöresindeki Safen (Harput) Kralığı’nı yıktıktan sonra, Tigran Ordusunu da yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada (M.Ö. 68) Pontuslular da Erzincan yörelerinde Roma üstünlüğüne son vermişlerdir. İran ile Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan ve yöresi, en son Bizans imparatoru  Heraklius tarafından 629 tarihinde yenilgiye uğratılan İran’dan geri alındı.
     Halife Hz. Osman (644-656) zamanında Habib bin Mesleme  35/655 senesinde Erzincan ve yöresini ele geçirerek, bu bölgeyi tamamen Müslümanların yönetimine kattı. Erzincan ve yöresi Abbasiler döneminde de çeşitli saldırılara maruz kaldı. Halife Mütevekkil Alallah (847-861) döneminde Malatya Valisi Ömer bin Abdullah, Arapgir, Eğin, Kemah, Erzincan ve Trabzon kentlerini Bizanslılar’dan geri aldı. (859) Böylece Erzincan tekrar Arapların hakimiyetine geçti.

     Türklerin Anadolu’ya akınlar yaptığını daha önce belirtmiştik. Fakat, Türklerin Anadolu’yu vatan edinmeleri genel kanaate göre Malazgirt (1071) zaferinden sonradır. Malazgirt zaferi kazanılınca Alparslan, Karasu ve Çatlı nehirleri vadilerinin fethine Mengücek Ahmet Gazi’yi görevlendirmiştir.
Alparslan’ın komutanlarından olan Mengücek Ahmet Gazi, Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar yörelerini hakimiyeti altına aldı. Kemah’ı merkez yaptı. Ahmet Gazi’nin ölümü üzerine (1114) yerine oğlu İshak Bey geçti. Bu beyliği uzun süre yöneten İshak Bey ölünce (1124) yerine Melih Mahmut geçti. İshak Beyin oğulları onu tanımayınca, Mengücek devleti parçalandı.  Kemah Melih Mahmut’a Erzincan Davut Şah’a, Divriği’de Süleyman Şah’a düştü. Davut şah’ın öldürülmesi üzerine (1151) Erzincan’a 13 yıl Süleyman Şah’a sahip olmuş; Davut Şah’ın oğlu Fahrettin Behram Şah (1165) yılında babasının tahtında oturunca, Mengücek Beyliği tekrar güçlenmiştir. Fahrettin Behram Şah, Kılıçarslan’ın damadı olması da  göz önünde bulundurulursa, Mengücek Selçuklu münasebeti daha iyi anlaşılır.

     Behram Şah zamanında, Erzincan çok ilerlemiş, ticaret ve sanayi gelişmiştir. Zelzeleler sebebi ile o dönem ait eserler maalesef günümüze ulaşmamıştır. Behram Şah 1225 tarihinde Erzincan’da ölmüş, aşağı Urla (Ula) köyünde defnedilmiştir.
Behram Şah ölünce yerine oğlu Davut Şah geçti. 1228 tarihinde Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat Erzincan ve Kemah’ı işgal ederek Mengücek Beyliğine son verdi. Alaaddin Keykubat ile Celalettin Harzem Şah arasında Erzincan yakınlarında, Yassı-Çemen denilen yerde 1230 tarihinde savaş oldu ve Celalettin Harzem Şah yenildi.  Alaattin Keykubat’ın ölümü (1237) üzerine, yerine oğlu II. Gıyasettin Keyhüsrev geçti.  Onun zamanında devlet Moğolların istilasına uğradı. 1240 tarihinde Erzurum’u işgal eden Moğollar Erzincan’ı geçerek 1243 tarihinde Kösedağ savaşında Anadolu Selçuklu Devletini hezimete uğrattı. Böylece Erzincan ve yöresi İlhanlıların eline geçti. İlhanlılar yöreyi beylerle (Vali) yönettiler. Timur-Taş Bey Mısır’a kaçarken yerine Alaaddin Eretna’yi bıraktı.
     Timur-Taş’ın Mısır’a sığınmasından sonra valiliğe gelen Alaaddin Eretna ilhanlı hükümdarı Ebu Sait Bahadır Han’ın ölümü (1335) üzerine İlhanlılarla  olan bağını keserek görünüşte Celayırlı Hükümdarı Büyük Şeyh Hasan Han’a bağlı kalarak bağımsızlığını ilan etti.
     Bir ara Çoban Oğulları Hükümdarı Küçük Şeyh Hasan, Erzincan ve yöresi kendi beyliğine kattıysa da 1338’de Memluk Sultan Nasreddin Muhammed’in yardımı ile  Erzincan ve yöresi Küçük Şeyh Hasan’dan kurtuldu. Erzincan bu beylik döneminde de el değişmiştir. Alaaddin Eratna 1352’de öldükten sonra yerine oğlu Gıyasettin Mehmet getirildi. Çıkan anlaşmazlıklar sonunda Erzincan bağımsız olarak, Burak Bey’e bırakıldı. Sırası ile Ahi Ayna Bey (öl. 1362), Pir Hüseyin (öl. 1379), Mutahhareten Bey yönetimi ele aldı. Mutahhareten döneminde, Kadı Burhanettin Erzincan’a ve yöresine birkaç kez saldırı düzenledi. Bu saldırılar Akkoyunlu Hükümdarı Kutlu Bey’in yardımı ile atlatıldı.

     Bu dönemde Erzincan üzerinde Akkoyunlular’ın etkisini görmekteyiz.
     Erzincan Emiri Mutahhareten’in  Timur’a bağlanması Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt’ı kızdırmıştı. Beyazıt da Erzincan’ı muhasara etti.(1401) Fakat çok geçmeden Ankara Savaşı patlak verince, yöre tekrar Timur’un eline geçti.(1402)
     Yörede Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Osmanlılar etkili olamadılar. 1419’da 1. Mehmet zamanında Karakoyunlu Beyi Kara Yusuf Erzincan’ı zapt etti Pir Ömer’i vali tayin etti.
1455’de de, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Erzincan’ı aldı. Kaleyi yeniden onardı. Yöre Fatih ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli savaşına kadar (11 Ağustos 1473) Akkoyunların elinden kaldı.
Bu savaştan sonra Osmanlıların denetimine geçti.
     1502 tarihinde Safevi tahtına gecen Şah İsmail Erzincan’ı karargah yapmıştı. Anadolu’yu eline geçirmek isteyen Safeviler’e Yavuz Sultan Selim  23 Ağustos 1514’te Çaldıran Savaşıy’la dur deyince, Erzincan tekrar Osmanlılar’ın yönetimine geçti.

     Kanuni Sultan Süleyman 1534‘te Tebriz Seferi, 1540’da İran Seferi sırasında Erzincan’a uğramıştır.
     Birinci dünya savaşından 11 Temmuz 1916 tarihinde Ruslar tarafından şehir işgal edilmiş, bunu fırsat bilen ayrılıkçı Ermeniler’de silahlı birlikler oluşturarak faaliyete geçmişlerdir. 18 Aralık 1917 de Sovyet hükümeti ile yapılan Erzincan Mütarekesi ile 11 Ocak 1918 de rus askerleri bölgeden çekilmiş ancak, ermeni çeteleribir çok kanlı olaya neden olmuştur. Kazım Kara Bekir komutasındaki askeri birlikler 13 Şubat 1918 de Erzincan’ı 22 Şubat 1918 de Tercan’ı ermeni silahlı güçlerinden kurtarmışlardır. Kurtuluş savaşında ve hareketli geçen Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzincan halkı Büyük Atatürk’ün yanında olmuştur.
     Kentin adının “Eriza” veya “Aziriz” kelimelerinden geldiği, ilk önce “Erziricin” daha sonrada bugün ifade edildiği şekilde “Erzincan” a dönüştüğü rivayet edilmektedir.
1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili olan Erzincan, 1939’da şiddetli depreme maruz kalmış, şehir harabeye dönmüştür. Şehirde taş taş üstünde kalmamış, onbinlerce insan hayatını kaybetmiştir. Depremden sonra demiryolundan yukarı yeni bir şehir inşaatına başlanarak bugünkü Erzincan şehri meydana getirilmiştir.

 

ERZİNCAN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

     Erzincan Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzey Batı bölümünde yukarı Fırat havzasında 39 02`- 40 05` kuzey enlemleri ile 38 16`- 40 45` Doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlimiz Doğuda Erzurum, Batıda Sivas, Güneyde Tunceli, Güneydoğuda Bingöl, Güneybatıda Elazığ, Malatya, Kuzeyde Gümüşhane, Bayburt ve Kuzeybatıda Giresun illeri ile çevrilidir. Yüzölçümü 11.903 km2 olup il merkezinin denizden yüksekliği 1.185 metredir.
Erzincan`ın ilçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refahiye, Tercan ve Üzümlü`dür.
     Erzincan birinci derecede deprem kuşağı üzerindedir. 1939 depreminden sonra şehir merkezi şimdiki yerinde yeniden kurulmuştur. En son önemli deprem 13 Mart 1992 tarihinde rihter ölçeğine göre 6,8 şiddetinde meydana gelmiş ve 657 kişi hayatını yitirmiştir.
     Erzincan ili genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Dağlar çeşitli yönlerde, belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur, Kuzeybatıdan Refahiye Dağları İl sınırlarına girer. Doğudan Erzurum`dan gelerek, Batıya doğru uzanan Karasu ırmağı ve kop dağları, il alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler.
Dağlar il topraklarının yaklaşık % 60`ını kaplar. Esence (Keşiş) dağları, ilin en yüksek noktasını (3.549 m.) oluşturmaktadır. Köhnem dağı 3.045 m. Sipikör dağı 3.010 m. Mayram dağı 2.669 m., Kop dağı 2.963 m.,    Mülpet dağı 3.065 m., Munzur dağları 3.449 m., Kazankaya dağı 2.531 m., Ergan dağı 3.256 m., Dumanlı dağları 2.618 m. ve Coşan dağı 2.976 m.dir.
     Erzincan ilinde ovalar, doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan dağ sıraları arasındaki çöküntü alanlarında ye alır. Ovalar birbirine boğazlarla bağlanmıştır. Erzincan ovası, doğu-batı yönünde uzanır. Denizden yüksekliği 1.218 m. olan ovanın uzunluğu 40 km., toplam alanı ise 500 km2.dir. Kuzeyinde, doğu-batı yönünde uzanan bir fay hattı vardır. Kalın bir alivyon tabakasıyla kaplı olan ovada, sulu tarım yapılmaktadır. Orta verimlilikte olup, buğday, şekerpancarı ve fasülye yetiştirilmektedir.
Fırat vadisinin iki yanında Sansa boğazına dek olan alandaki çok sayıda düzlükler, Tercan ovalarını oluşturur. En genişi 180 km2.lik, Çadırkaya (Pekeriç) ovasıdır. Denizden yüksekliği 1.450-1.500 m. olan bu ova kalın bir alivyon tabakası ile örtülmüştür.
     İI toplam alanının, 1/20`sini yaylalar kaplamaktadır. Güneyde Munzur dağlarının uzantıları üzerinde, özellikle Koşan dağı yöresindeki yaylalar, seyrek ve kısa otlarla kaplıdır. Yer yer meşeliklere rastlanmaktadır. Daha doğuda, Erzurum- Erzincan-­Bingöl sınırında bulunan Cemal dağlarının, Erzincan`da kalan uzantıları üzerinde, verimli yaylalar bulunmaktadır. Önemlileri arasında Çimen, Melan, ve Sarıçiçek yaylaları zengin bitki örtüsüne sahiptir.
     İlin en büyük ve en önemli akarsuyu Fırat ırmağıdır. Fırat 43,8 m3/sn ile 1320 m3/sn arasında değişen debisi ile sulama, enerji ve su sporları amaçlarıyla kullanılmaktadır. Tercan ovalarında Fırat’a, kuzeybatıda Keşiş dağlarından çıkan, Çayırlık dere ile güneydoğuda Tuzla suyu katılır.
Tercan ovasında suların birleştiği yerden itibaren Fırat’ın en büyük kolu karasu adını almaktadır.
     Erzincan ovasında Fırat ırmağı, iki yandan Mercan, Kom, Cimin, Pahnik ve Sürperen suları ile Çardaklı deresini alır. Irmak, Erzincan ovsından sonra, Bağıştaş`a kadar derin bir yatak içerisinde akar. Fırat, Kemaliye ilçesinde Kadıgölü suyu ile Miran suyunu aldıktan sonra, ilçenin güneydoğusunda Başpınar yakınlarında Keban barajı ile Elazığ il sınırına girer. Refahiye ilçesinden çıkan suların dışındaki tüm suları bünyesinde toplar. Refahiye ilçesinin suları Çukurdere aracılığı ile Kelkit çayına dökülür.
     Bölgedeki bütün akarsular kısa boylu sel karakteri taşıyan dere ve çaylardır.İlkbahar mevsiminde eriyen kar suları ve yağan yağmurlarla kabarır, zaman zaman taşkınlara neden olurlar.
İI sınırları içerisinde coğrafi önemi olan göl yoktur. Çayırlı ilçesinde Yedi göller ve Aygır gölü, Otlukbeli`de Otlukbeli gölü, Kemaliye`de Kadıgölü gibi küçük göller bulunmaktadır.


İKLİMİ

     Erzincan, karasal iklim özelliğine sahiptir. Ancak, yüzey şekilleri, ovaları ve dağlarla çevrili olması yer yer değişik karakterli iklimlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Elazığ ve Malatya dışındaki diğer tüm illerden daha ılıman bir iklimi vardır.
Yıllık sıcaklık ortalamaları 16,6 oC’dir. En soğuk ay olan Ocak ayı ortalamasının -3,7 oC, en sıcak ay olan Ağustos ayı ortalamasının da 23,9 oC olduğu görülmektedir. Erzincan, çevre illere göre daha uzun ve sıcak yaz mevsimi yaşamaktadır.
     Kış mevsiminde doğudan gelen Sibirya kaynaklı hava kütlelerinin tesirinde kaldığı için oldukça sert kış günleri yaşanmaktadır.
Yağış itibariyle, 380,6 lık (kğ/m2) yağış ortalamasına sahip olan il, yıl içerisinde en fazla yağışı 633,1 mm. olarak, en az yağışı 206.1 mm. olarak almaktadır. En yağışlı mevsim İlkbahar olup, yağışın yüzde 39`u bu mevsimde, yüzde 26`sı Sonbahar, yüzde 22`si Kış, ve yüzde 13`ü de Yaz mevsiminde kaydedilmektedir. Yıllık nem ortalaması ise yüzde 62`dur.
İklim açısından önemli olan, meteorolojik göstergeler istasyon bulunan ilçelere göre uzun yıllar ortalamaları olarak aşağıda gösterilmiştir.

     Erzincan` da akarsu boylarında görülen kavak ve söğütlerin dışında genel olarak kısa ömürlü cılız otsu bitkiler yaygındır. Ormanlar Refahiye ve Kemah çevresinde meşe, gürgen, dış budak ve sarı çam olarak yoğunlaşmıştır. İI topraklarının 911.479 ha. yaklaşık yüzde 76.57 si erozyona maruzdur.

 

ULAŞIM BİLGİLERİ

KARAYOLLARI
     İlimizde 274 Km. Devlet Yolu, 537 Km. İl Yolu olmak üzere toplam 811 Km. yol ağı bulunmaktadır.
Devlet ve il yollarımızın 195,2 km’si bölünmüş yol, yine bu yollarımızın 16 km’si Bitümlü Sıcak Karışım Kaplamalı, 681 km’si sathi kaplamalı, 96 km’si stabilize, 18 km’si diğer yollardır.
     İlimizde daha önceki yıllarda başlayıp 2002 yılı sonuna kadar 14,7 km, 2003 yılında 9 Km, 2004 yılında 37,9 Km, 2005 yılında 11,9 Km, 2006 yılında 20,4 Km, 2007 yılında 101,3 Km ve 2008 yılında 15,3 km olmak üzere, 2003-2008 yıllarında toplam 162,8 Km bölünmüş yol yapılmıştır. Karayolları yatırım projeleri hakkında bilgiler önemli yatırımlar bölümünde gösterilmiştir

KÖY YOLLARI
     Erzincan ili genelinde 2.991 km. 1. derece öncelikli, 620 km. 2. derece öncelikli olmak üzere toplam 3.611 km. köy yolu ağı bulunmaktadır. 1. Derece öncelikli köy yolu ağının 476 km’si asfalt, 1.373 km’si stabilize, 998 km’ si tesviyeli yol, 144 km’si de ham yoldur. 2. derece öncelikli köy yolunun 25 km’si asfalt, 181 km’si stabilize, 414 km’si ise tesviyeli yoldur.
İlin 2000 yılı nüfus sayımına göre, 1. derece öncelikli köy yolu olarak tespit edilmiş olan 2991 km. köy yolundan 494 adet köyde yaşayan 105.128 kişi, 230 bağlı yerleşim yerinde yaşayan 6.760 kişi olmak üzere toplam 724 yerleşim biriminde 111.888 kişi köy yolundan faydalanmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 2000 yılında “Birinci Derece Öncelikli Köy Yolları Master Planı"”hazırlanmıştır. Bu plan uyarınca her köy ve bağlısının tek bir yolu 1. derece öncelikli köy yolu, var ise diğer yolları 2. derece öncelikli köy yolu olarak tespit edilmiştir. 1. derece öncelikli köy yolu tespitinde idari yapı , yolun geometrik standardı, topografik yapı, maliyet ve benzeri uygunluk koşulları dikkate alınmıştır.
     Erzincan İlinde Merkez ve 9 İlçe dahilindeki 494 köy ve 230 bağlısında yaşayan 111.888 kişi toplam 3.611 km. lik köy yolundan faydalanmaktadır. 1. derece öncelikli köy yolu toplamı 2.991 km’dir. Kalan 620 km’lik köy yolu 2.derece öncelikli köy yolu olup, bağlantı yolu niteliğindedir.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 2000 yılında “Köy Yolları Master Planı” hazırlanmıştır. Bu plan çerçevesinde öncelikle 1. derece öncelikli köy yollarının programlar dahilinde ve plan uyarınca tamamının asfalt yapılması hedeflenmektedir. Bu planda 192 km’lik köy yolunda tesviyeli yapımı, 1.281 km.lik köy yolunda yol onarımı, 1.281 km’lik köy yolunda stabilize kaplama ve bütün işler tamamlandıktan sonra toplam 2.598 km’lik köy yolunun asfalt kaplamasının yapılması planlanmaktadır
     1.derece öncelikli köy yollarının yüzde 13,5’i asfalt, yüzde 44,5’i stabilize, yüzde 35’i tesviyeli yol, yüzde 7‘side ham yoldur. Görüldüğü üzere kırsal alana hizmet veren köy yollarının çok az bir bölümü asfalt kaplamalıdır . 1997 yılı nüfus sayımı verilerine göre 92.925 kişi kırsal alandaki köy ve mezralarda yaşamaktadır. Bu nüfusun yüzde 63.9’u (59.435 kişi) asfalt kaplamalı yoldan yani yol ağındaki yüzde 13.5’lik kesimden ulaşımlarını sağlamaktadır. Geri kalan nüfusun yüzde 23,7’si (22,018 kişi) stabilize kaplamalı yoldan yani yol ağındaki yüzde 44,5’lik kesimden ulaşımlarını sağlamaktadır. Nüfusun yüzde 11,7’si tesviyeli yoldan ulaşımlarını sağlamaktadırlar.
     Köyde yaşayan nüfusun büyük bölümüne (yüzde 63,9) ulaşım hizmeti asfalt kaplamalı yol olarak götürülmüştür. Asfalt kaplamalı yol oranının yüzde 13,5 olması ve bu köylerin genellikle ovada veya az engebeli bölgelerde yer alması, nüfusun bu yerleşim yerlerinde yoğunlaşması daha düşük yol şebekesinden faydalanılmaktadır.
     İlin kırsalındaki ulaşımın uzun mesafeli ve yüksek maliyetli oluşu, kırsaldaki köylünün gelir düzeyinin düşük olması, ulaşım hizmetlerinde ekonomik erişebilirliği ve hareketlilik talepleri düşük seviyede kalmaktadır. Asfalt Kaplamalı 1.derece öncelikli köy yollarının yüzde 41’i Merkez ilçede yer almaktadır. Diğer 8 ilçedeki köylerin asfalt kaplamalı yol oranları çok düşük seviyede kalmaktadır. Asfalt kaplamalı 1. derece köy yollarının ilçeler bazında dağılımı grafikte gösterilmiştir. Kırsal alandaki nüfusun yüzde 62,7’si Merkez İlçeye bağlı köylerde yaşamaktadırlar. Nüfusun geri kalan yüzde 37,3’üde diğer 8 ilçeye bağlı köylerde yaşamaktadırlar.
İl genelinde 2991 km 1. derece köy yolu olup; bu yol ağı 724 yerleşim biriminde yaşayan 111.888 kişiye hizmet vermektedir.

İlimiz dâhilinde 243 Km. demiryolu mevcuttur.
     Demiryollarında yolcu ulaşımı Kars-Haydarpaşa bağlantılı doğu ekspresi ve Haydarpaşa-Kars bağlantılı doğu ekspresi ile sağlanmaktadır.
Erzincan ili yük taşımaları mevcut yük durumuna göre 6 adet yük treni ile yapılmaktadır.
     İlimiz hudutlarında Erzincan-Erzurum arasında, Tanyeri, Demirkapı, Mercan, Çadırkaya ve Erbaş; Erzincan,-Divriği arasında ise Alp, Kemah, Eriç, İliç, Bağıştaş ve Çaltı istasyonları yanısıra merkezi Kemah ve Mercan’da bulunan yol kısım şefliklerince hizmet verilmektedir. Erzurum Ekspresi; Kars-Ankara bağlantılı gidiş ve Ankara-Kars bağlantılı dönüş olarak hizmet vermektedir.
     Hizmetler; İstasyonlarda İstasyon Şefliği Erzincan garda Gar Müdürlüğü ve Ticari Ambar Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir. Trafikle ilgili birim Erzincan’da bulunan TMİ merkezidir. Haberleşmenin aksamadan sağlanması Erzincan’da bulunan 45 haberleşme şefliği tarafından yürütülmektedir. Vagonların kontrolleri ve arıza ıslahları Erzincan Vagon Servis Şefliği, makinaların küçük çaplı arızalarının ıslahı ve bakımları ise Erzincan Makine Depo Şefliği tarafından yerine getirilmektedir.

Havayolu
     Erzincan havaalanı sivil ve askeri hava trafiğine hizmet vermek üzere 1988 yılında açılmıştır. Beton kaplamalı olan pist boyutu 3000x45 m. Apron boyutu 120x75 m.dir. 200 araç kapasiteli otopark mevcuttur. Yıllık yolcu kapasitesi 600.000 kişi olup; yıllık uçak kapasitesi 8.760`tır. 1000 m2. büyüklüğündeki terminal binasında elektronik ve teknik donanıma sahip olan havaalanında gece iniş-kalkış sağlayacak aydınlatma sistemide mevcuttur. Havaalanı ile şehir merkezi arasında ulaşım taksi ve dolmuş taksilerle sağlanmaktadır.
     2008–2009 yaz sezonunda İstanbul Atatürk Hava Limanına haftada 7 gün, Ankara Esenboğa Hava Limanına Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri seferler devam etmektedir.
Havaalanının denizden yüksekliği 1156 m. şehre uzaklığı ise 9 km’dir.
 
www.erzincan.gov.tr den alıntıdır.
Sayfa Üretim süresi :0,0176


Tam Ekran








Download Silverlight Plug-in